ALTIN

GÜMÜŞ

AMALGAM

RAMAT

 

ALTIN:

Doğal altın, insan oğlunun yararlandığı ilk metal olduğu tahmin edilmektedir. Bozulmaması, pırıltısı ve az bulunması, hiç bir ortamda değerini kaybetmemesi altının her dönemde ilgi görmesine neden olmuştur.

 

Tarih, insanların altına olan ilgilerinin yol açtığı savaşların ve serüvenlerin öyküleri ile doludur. Altın zenginliğin, bolluğun, gösterişin ve şatafatın bir simgesi olmuştur. Büyük uygarlıkların yükseliş ve düşüşleri, sahip oldukları altın, miktarının artma veya azalması ile doğru orantılı olmuştur. Yüzyıllardan beri insanlar, kendilerini zengin edecek altını bulabilmek hayali ile yeryüzünü dolaşmadıkları alan bırakmamışlardır. Altın uğruna, büyük güçlüklere göğüs gererek, bu uğurda hayatlarını tehlikeye atmaktan kaçınmamışlardır.

 

Altının parlak sarı rengi, asitlere karşı dayanıklılığı, tabiatta serbest halde bulunabilmesi ve kolay işlenebilmesi gibi özellikleri, insanların ilkçağlardan beri ilgisini çekmiştir. Kuyumculuk neolitik çağda doğmuştur. Arkeologların Ur’da, Truva’da , Mykenai’de buldukları mücevher ve heykelcikler o çağa aittir. Altın o çağlardan günümüze kadar önemini yitirmeden gelmiş çok kıymetli bir madendir.

 

Bugüne kadar yeryüzünden çıkarılan bütün altının yarıdan fazlası hükümetlerin ve merkez bankalarının elindedir. Gerek her ülkede kağıt para emisyonunun güvencesi olarak, gerek milletlerarası bir ödeme aracı olarak eskiden beri büyük ehemmiyet taşıyan altın, metalle çalışan zanaatçıların gözünde de değerini korumaktadır. Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.

 

Ülkemizde de tarihlerden beri aranan ve önem verilen bir madde ve aynı zamanda gösterişin ve zenginliğin simgesi olan değerli bir taştır. Halk arasında dilden dile anlatılan altın arama öyküleri bulunmaktadır.

 

Altın ülkemizde o kadar değerlidir ki iyi yürekli olan birisine “altın kalpli “ demekten kendimizi alamayız. Dilimizde altın için söylenmiş özlü sözler, ata sözleri ve deyimler bulunmaktadır.

 

Altın Nedir?

Parlak sarı, yoğun ve çok sünek, hava ve su ile reaksiyona girmediğinden etkilenmeyen, ticari değeri çok yüksek olan metaldir. Kimyada Au sembolü ile gösterilen yumuşak, parlak sarı renkte metalik bir element. Atom numarası 79, atom ağırlığı 196,967, erime noktası 1063°C, kaynama noktası 2966°C ve 20°C’de özgül ağırlığı 19,3 g/cm3tür.

 

Elektrik iletkenliği yüksek (bakırın yaklaşık %70’i oranında) olan ve kolayca kimyasal tepkimelere girmeyen altın en çok elektrik ve elektronik sanayilerde bağlantıların, terminallerin, baskı devrelerinin, transistörlerin ve yazı iletken sistemlerin kaplanmasında kullanılır.

 

Üstüne düşen kızılötesi ışınların yaklaşık yüzde 98’ini yansıtarak geri çevirebilen ince altın levhalar, uzay elbiselerinin başlığındaki göz deliklerinde zararlı ışınlardan korunmayı ve sun’i uyduların yüzeylerinde sıcaklığın denetlenebilmesini sağlar. Altından yapılan heykel, kap, kacak, mücevher süsleme ve paraların yapımında kullanılan ve piyasada Altın işi olarak da bilinmektedir. Altın metallerin en yumuşağı ve en kolay biçimlendirilebilenidir. 10 gr altın dövülerek 11 m2’lik ince bir levha veya çekilerek 570 m uzunluğunda ince bir tel elde edilebilir. En rahat çalışılabilen metal olarak kalemle işlenerek, kakılarak, dövülerek, oyularak, kabartılarak, dökülerek varak haline getirilip ahşap, metal, deri ve parşömen gibi başka eşyaları kaplamada da kullanılmıştır.

 

Atın Nasıl Elde Edilir?

Altın yatakları ikiye ayrılır : Birincil yataklar, ikincil yataklar. Birincil yataklar genelde kuvars bakımından zengin kayalardan oluşur; söz konusu kayalar, gümüş ve altın tellürürlerin (silvanit, kadaverit, krennerit, petzit, vb.) yanı sıra, çeşitli sülfürler (pirit, blend, stibit, galen, vb.) de içerir. İkincil yataklar birincil yatakların aşınmasından kaynaklanan alüvyon kökenli çökellerdir ve boyları milimetrenin 1/100 ünü geçmeyen altın tanecikleri, yoğunlukları nedeniyle toplaşarak, 25-30 kg lık kütleler oluşturabilir.

 

Dünyada üretilen altının aşağı yukarı tümü, kuvarslı yada şistli damarlardan ve altınlı kumlardan çıkarılır. Altını ayırmak için minerallere mekanik yada kimyasal işlemler uygulanır. Mekanik yöntemde, mineral öğütülerek ince toz haline getirilir, sonra su ve yağlı bir madde karışımında yıkanır. Kimyasal yöntemde, altın yataklarının işletme olanakları çok çeşitlidir. Minerali öğütme yada yıkama sırasında, malgamalama (cıvayla alaşım) işlemine baş vurulabilir. Elde edilen malgama damıtılarak altın ayrılır. Ayrıca klor suyuyla (özellikle malgamalamadan sonra) işleme olanağı verir (klorürleme). Günümüzde genellikle siyanürleme yöntemi uygulanır; metal, geniş havuzlarda potasyum siyanür yada sodyum siyanür içinde çözündürülüp, sonra bir başka metalle (çinko, aliminyum) işlenerek, altının çökelmesi sağlanır. Altını arındırmak için, metal önce altın klorüre dönüştürülüp, bu bileşik elektrolizle ayrıştırılır; yabancı metaller çamur içinde toplanır.

 

Altın Ayarı ve Alaşımları :

Kuyumculukta işlenen altının ayarı ülkeden ülkeye değişir: 22 ayar, 18 ayar, 14 ayar, 10 ayar. Arı altına (1 000′ de 1 000 ) “24 ayar altın” adı verilir. Altından üretilen şeylerin üstüne, ayarlarını belirten damgalar vurulur. Türkiye’de iç piyasaya sürülen mücevherler 22, 18 ve 14 ayarlık altın alaşımlarından yapılır.

 

Ayar, bir gram alaşımda bulunan altın miktarıyla belirlenir. 24 ayar altın; arı ya da saf altındır ve 1000 milyemdir (miligramdır). 22 ayarda gram başına 916 milyem (mg), 18 ayarda 750 milyem, 14 ayarda 583 milyem altın bulunur. Özellikle dışsatım amacıyla kullanılan 21 ayarda ise, 875 milyem altın bulunur. Altın alaşımlarında en çok kullanılan metaller, bakır, platin (ender olarak) ve gümüş’ tür.18 ayarlık altın alaşımları gümüş ve bakır miktarlarına göre ayrımlı renkler alır: % 25 gümüş yeşil altını, % 12.5 gümüş ve % 12.5 bakır sarı altını, % 0.6 gümüş ve % 19 bakır pembe altını, % 25 bakır kırmızı altını oluşturur.

 

Altın İle İlgili Veriler

2006 yılı verilerine göre dünyadaki altın rezervleri işletilebilir rezerv olarak 41 500 ton, olduğu tahmin edilmektedir. Muhtemel rezerv olarak ise 90 000 tondur. Ülkemizde ’nin altın potansiyeli ise 6500 ton dur. Son 15 yıldır sürdürülen altın madeni arama çalışmaları sonunda bu potansiyelin 700 tonunun nerede olduğu tespit edilebilmiştir. Dünyadaki altın üretimi yıllık yaklaşık 2500 tondur. 2500 ton altının parasal değer olarak 2008 yılı fiyatlarıyla karşılığı yaklaşık 80 milyar $dır.

 

Dünya Altın Üretiminde İk Altı Ülke

1. Çin ( 295 Ton ) 2. G. Afrika (250 Ton) 3. ABD (230 Ton) 4. Avustralya (225 Ton) 5. Rusya (165 Ton) 6. Kanada (100 Ton)

 

Dünya Altın Tüketiminde ilk 5 Ülke

1. Hindistan (773 Ton ) 2. Çin (689 Ton) 3.ABD ( 278 Ton) 4. Türkiye (249 Ton) 5. S. Arabistan (129 Ton)

 

Altın İle İlgili Sözler

  • Altın ateşte, insan mihnette belli olur.

  • Söz gümüşse, sukut altındır.

  • Altın eli bıçak kesmez.

  • Altın anahtar, her kapıyı açar

  • Altın eşik, ağaç eşiğe muhtaçtır

  • Altın kılıç demir kapıyı açar

  • Altın yere düşmekle pul olmaz

  • Altının değerini sarraf bilir

Linkler:

Çevre Bilgi Portalı

National Parks Of Turkey

Bilgi Teknolojileri

Otomobil Kampanyaları

www.koyuncusoymetal.com © copyright 2010 ◊ info@koyuncusoymetal.com